Kendinizi Nasıl Tanıtırsınız?
Bir grup beklerken: adınız, bulunduğunuz ortama uygun bir bilgi ve birinin hakkında soru sorabileceği bir ayrıntı.

Biri sizi işaret edip "Introduce yourself." diyor. Bir sınıfta, yeni bir ekipte, bir dil değişimi buluşmasında ya da görüntülü görüşmede kameranız açıldığında olabilir. Herkesin dikkati yarım dakika boyunca sizde. Genellikle "so, a little about me" diye başlayan ve insanların masaya baktığını fark edince biten bir hayat hikâyesi çıkıyor ortaya. Oysa sizden istedikleri, sizi hatırlamalarını ve ardından sizinle sohbet etmelerini sağlayacak bir şey.
Kapıda tek bir kişiye kendinizi tanıttığınız yirmi saniyelik durum farklıdır. Bunun için İngilizce kendinizi nasıl tanıtırsınız rehberine bakın: isim, bir cümle, neden orada olduğunuz ve bir soru. Bunu tek bir kişiyle tanışırken kullanın. Bu sayfa ise birkaç kişinin beklediği ve konuşma sırasının sizde olduğu grup ortamları için.
Yapı
Dört parça. Yirmi beş ila kırk saniye. Sonra durun.
- İsminiz, söylenmesini istediğiniz şekilde. Ardından kısa bir duraklama. İnsanlar isminizi sık sık yanlış duyuyorsa bir kez daha söyleyin. "I'm Bhaskar. Baskar is fine."
- Bu ortamla ilgili bir bilgi. Neden burada olduğunuz ya da burada ne yapacağınız. Bunlardan biri yeterli; üstüne bir de hobi ve memleket eklemeyin.
- Birinin hakkında soru sorabileceği bir ayrıntı. Bir durum, bir başlangıç tarihi veya yapmak istediğiniz bir tür sohbet. Soruya dönüşebilecek kadar somut olsun.
- Net bir bitiriş. "That's me." Ya da sıradaki kişiye bakın. Sözü "yeah, so, that's kind of it, I guess" diye uzatmak, son beş saniyeyi boşa harcar.
I'm Lena. I started this class in September because I freeze on work calls. I work at a hotel, mostly evenings. That's the part I want to practice.
Biri iş görüşmeleri veya otel hakkında soru sorabilir. İkisi de gerçek. Onlara sizi tanımaları için bir şeyler verdiniz ve girişte İngilizceniz için özür dilemediniz. Henüz konuşmamıştınız bile. Özür dileyecek bir şey yoktu.
Üç ortam
Bir sınıf veya dil değişimi buluşması. Vereceğiniz bilgi, İngilizceyi neden öğrendiğiniz ve bununla bağlantılı bir durum olsun. "I need English for the parents at my daughter's school" gruba sizi tanımaları için bir ipucu verir. "I love traveling and meeting people from different cultures" ise gruptaki herkes tarafından söylenebilir.
Yeni bir ekip. Ekibinizden, işe başladığınız günden ve bu hafta gerçekten ne yapacağınızdan söz edin. "I'm Marco. I joined support on Monday. I'll be on the evening chats. I was at a smaller shop before this." Kariyerinizin tamamını anlatmayı, bunu soran kişiye bırakın. İşinizi daha uzun anlatmanız gerektiğinde işinizi İngilizce nasıl anlatırsınız rehberini kullanın.
Kimsenin sizi tanımadığı bir görüntülü görüşme. Yapı aynı ama daha kısa; çünkü ekrandaki görüntünüz küçük ve insanlar ağzınızın hareketlerini takip ediyor. "I'm Priya, I'm in Leeds, and I'm here for the Friday review. I'll mostly listen today." İsminizi, ardından görüşmeye katılma nedeninizi söyleyin. Ortam resmiyetten uzaksa bir kez el sallayın. Aynı anda hem el sallayıp hem konuşursanız isminiz arada kaybolur.
Daha başlamadan zamanı tüketen sözler
Bunlar kibar görünebilir. Ama bir şey söylemezler. Çıkarın.
- "So, a little bit about me..."
- "Let me introduce myself." Zaten kendinizi tanıtıyorsunuz. İsminiz giriş için yeterli.
- Okul çalışma kâğıdı listesi: yaş, şehir, iş, hobi, en sevilen yemek. Yetişkinlerin olduğu bir ortamda isminizi ve orayla ilgili iki bilgiyi söyleyin. Ortam bir mutfak değilse en sevdiğiniz yemek evde kalabilir.
- "Sorry, my English is not very good." Kendinizi biraz güvenceye almak istiyorsanız bunu daha sonra tek bir kelime için yapın, kendinizi bütünüyle küçümsemeyin. İngilizce bir kelimeyi unuttuğunuzda ne yapmalısınız rehberi, cümlenin ortasında ihtiyacınız olduğunda size yardımcı olur.
Başlangıç seviyesindeki bir sınıfta bazen bu liste istenebilir. O zaman bile isminizi yavaşça söyleyin ve listedeki bir maddeyi çıkarın. Peş peşe beş bilgi bir form gibidir. İki bilgi ise bir insanı tanıtır.
Kırk saniyeden fazlasını istiyorlarsa
Bir iş görüşmesindeki "Tell me about yourself" başlı başına ayrı bir türdür. O konuşmayı mülakat heyetine saklayın. İngilizce iş görüşmesi pratiği ile hazırlanın. Bir doğum günü kutlamasında ise heyet versiyonunu değil, diğer rehberdeki kısa versiyonu kullanın.
Ev sahibi "take a minute" deyip gerçekten bir dakika ayırmanızı istiyorsa bugünü açıklayan geçmişe ait bir bilgi, ardından bir hedef ekleyin ve durun.
I'm Lena. I work the evening desk at a hotel. I moved to this city two years ago, and the phone calls are still the hard part. I'm in this class to get through a booking change without switching to my first language. That's what I'm working on.
Bu, bir dakikayı doldurur. İkinci bir iş, bir diploma ve bir seyahat hikâyesi sizi iki dakikaya yaklaştırır; sıradaki kişi ise çoktan kendi konuşmasını kafasında hazırlamaya başlamıştır. Sizin anlattıklarınızı aklında tutmuyordur.
Sizden önce konuşanlar
İsimlerini unutacaksınız. İlk on dakika içinde sorun. "Sorry, tell me your name again" demek o sırada gayet doğaldır. Daha sonra sormak zorlaşır.
İkinci veya beşinci sırada konuşuyorsanız önceki kişinin söyledikleriyle bağlantı kurabilirsiniz. "Samir is in the morning class. I'm Lena, I'm in the evening one." Böylece ikiniz de daha kolay hatırlanırsınız. Bunu ismi duyduysanız yapın. Grup önünde isim tahmin etmek, sade bir başlangıç yapmaktan daha kötüdür.
Grup size bir soru yönelttiğinde iki cümleyle yanıtlayın ve karşılığında bir soru sorun. Bu, gündelik sohbet demektir ve onların üzerine konuşabileceği bir ayrıntı vermenizin nedeni de budur. Yalnızca iş unvanınızı söylemek, zaten yanıtlamış olduğunuz "so what do you do?" sorusunu davet eder.
Ayakta pratik yapın
Gerçekten bulunacağınız bir ortam için dört parçayı yazın. Ayakta durarak söyleyin. Oturarak okurken isminiz yeterince belirgin çıkmayabilir. Süre tutun. Kırk beş saniyeyi geçtiyse araya ikinci bir hayat hikâyesi girmiş demektir. O bilgiyi çıkarın. İsminizden sonraki duraklamayı koruyun.
Telefonunuzu odanın diğer ucuna koyup grup gürültülüymüş gibi bir kayıt alın. Yabancı biri isminizi anlayamazsa isminizi ve ardından gelen duraklamayı yeniden kaydedin. Üç deneme yeterli. Tekrar görmek isteyeceğiniz insanların önünde söyleyebileceğiniz kaydı seçin.
Sonra ortamı değiştirin. Otel ortamı için hazırlanan versiyonla yeni ekip için hazırlanan versiyon farklı paragraflardır. Verdiğiniz bilgi ortama uygun olmalı. Her ortama uyan tek bir paragraf genellikle iş görüşmesi konuşması gibi durur ve insanlar bunu fark eder.
Yabancı biriyle gündelik sohbet sırasında karşınızdaki kişi konuşmanızın tamamını kibarca beklemez; bu da faydalıdır. Dört parçayı söyleyin, ardından onların sorularıyla devam edin. Yapay zekâ ile konuşma pratiğinde de aynı şekilde bir dakika konuşup durabilirsiniz. Günlük ders ise farklı bir çalışmadır: bir kalıp, ardından birkaç dakikalık konuşma. Bir kalıp üzerinde çalışmak için dersi kullanın. Tanışma konuşmanızın tamamını kesintisiz söylemek istediğinizde ise bu sayfayı kullanın.
Ücretsiz plan, sınırlı sayıda konuşma mesajı içerir. Ücretli Practice erişimi tek ödemeliktir ve otomatik olarak yenilenmez. Güncel ücretler fiyatlandırma sayfasında yer alır.
Diğer rehberler
Yazar: Alex Dmowski
Eş-Yazar: Grok 4.7 (Drafting and editing)
Yayınlandı: Kasım 6, 2026
